Taraf’ın Darbecisinden İHL Alçaklığı

Mısır’daki gelişmeler üzerine Türkiye için de darbe çağrısı yapan Taraf adlı gazetenin yazarı Namık Çınar, şimdi de İmam Hatip Liselerini hedef aldı, imamlara hakaretler yağdırdı.

Ali ARICI Ali ARICI

“Erdoğan darbeyi hak ediyor” diyerek askere darbe çağrısı yapan Taraf’ın yazarı Namık Çınar, şimdi de İmam Hatip Liselerini hedef aldı.


Başbakan Erdoğan’ın “İmam- hatipler sadece bir okul değildir. Bu ülkeye istikamet çizen, bu ülkenin ufkunu aydınlatan, öz değerlere sahip çıkarak muhafaza eden nesiller yetiştiren eğitim kurumlarıdır” sözlerinden rahatsızlık duyan Çınar, imamlara hakaretler yağdırarak, şöyle yazdı: “Ey millet! Uyanın... sarsılın... kendinize gelin! Bu, iyiye alâmet bir gidişat değildir. Yakanızı generallerden zor belâ kurtarmışken, bundan sonra bir de imamlarla mı uğraşacaksınız? Din adamlarının yön tayin ettiği, ufkun bilim yerine dinsel kriterlerle çizildiği ülkeler, başta İran olmak üzere, neredeyse kaos denince dünyada tek akla gelen bütün İslâm âlemini kapsıyor, görmüyor musunuz? Özlemini çektiğiniz yaşama biçimi, onun sizi peşine takıp götürmek istediği o dünyalardaki hayatlara uyuyor mu?”


Taraf’ın ‘beyni sulanmış’ darbecisi Erdoğan’a yine tehditler savurmayı da ihmal etmedi.


Eski bir asker olan Namık Çınar’ın, ‘İslam düşmanlığı’ yapan Taraf’taki o skandal yazısı aynen şöyle:


“İmam- hatipler ve askerî okullar

İlkokulu saymazsak, bütün resmî eğitim yaşamını Selimiye Askerî Ortaokulu, Erzincan ve Kuleli Askerî Liseleri, Kara Harp Okulu ve Piyade Okulu’nda okuyarak geçirmiş; ama bir yandan da, ülke sorunlarına en başından itibaren resmî ideolojinin dışına çıkarak da kafa yormuş birisiyim.

O yüzden militarist paradigmanın, devletin, toplumun ve bireyin sosyopolitik ve kültürel hayatına neden ve nasıl nüfuz ettiğini; askersel nizamın bu ülkenin iliklerine kadar işleyerek ne tarz bir vesayet rejimi kurduğunu iyi bilirim.


İdeal toplum yapısının inşasını askerin denetimindeki bir modelde görenler, bu uğurda Kemalizm’i kullandılar ve ülkeye geçen yüzyılı kaybettirdiler.


Sanırım şimdi içinde bulunduğumuz bu yüzyılı da, özellikleri aynen korunan o Kemalist düzenin bugünkü dinsel versiyonunu temsil etmekte olan Başbakan Erdoğan kaybettirecek.


Bir vakitler harbiyelileri karşılarına alan generaller, “bu yuvadan sadece subay çıkmaz, ülkenin gerçek yöneticileri de çıkar” derlerdi.

Şimdi de aynı şeyleri açık açık, bu defa kendi cenahı üzerinden Erdoğan söylüyor:

“İmam- hatipler sadece bir okul değildir. Bu ülkeye istikamet çizen, bu ülkenin ufkunu aydınlatan, öz değerlere sahip çıkarak muhafaza eden nesiller yetiştiren...”

Ey millet!

Uyanın... sarsılın... kendinize gelin!

Bu, iyiye alâmet bir gidişat değildir.


Yakanızı generallerden zor belâ kurtarmışken, bundan sonra bir de imamlarla mı uğraşacaksınız?


Din adamlarının yön tayin ettiği, ufkun bilim yerine dinsel kriterlerle çizildiği ülkeler, başta İran olmak üzere, neredeyse kaos denince dünyada tek akla gelen bütün İslâm âlemini kapsıyor, görmüyor musunuz?


Özlemini çektiğiniz yaşama biçimi, onun sizi peşine takıp götürmek istediği o dünyalardaki hayatlara uyuyor mu?

Din ile politikanın iyice iç içe geçtiği, en kötüsü de giderek kanıksandığı günümüz koşullarında, adını ilginç bir şekilde ÖNDER koydukları İmam- Hatipliler Derneği’nin iftar yemeğinde, şöyle sürdürüyor konuşmasını Başbakan:

“İslâm coğrafyasının tamamında şahit olunan acı ve hüzün, emin olunuz ki, gelip geçicidir. İnşallah bu imtihanı başarıyla verirsek, mutlaka bir gönül ferahlığı ile bunun neticesini göreceğiz.”


“Sabır, tahammül, iman ve nesil yetiştirme mücadelesi, İslâm âleminin içinde bulunduğu bu manzarayı değiştirmeye yetecektir.”


“Çok büyük hedeflerimiz olacak, ama küçük meseleleri de küçüktür diye asla ıskalamayacağız.”


Kemalizm’in militarist safhadaki politikaları, devasa imparatorluk kayıplarının ardından âdetâ içe kapanmacı karakterli bir konseptin sürdürülmesiyle yürütülmüştü.

O nedenle de, “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesiyle, içeriye değil ama dışarıya karşı tehdit içermeyen, pasif bir profil çizilmişti.


Erdoğan ise, İslâmî doğuşun ve gelişimin temel dürtüsü olan “fütuhat kültürü”nü kavramış ve içselleştirmiş birisi olarak, aktif ve dinamik esaslardan hareketle bu prensibi tersine çevirecek ve “yurtta savaş, cihanda savaş” düsturunu benimseyecektir.

Bu sebepledir ki, Erdoğan’ın politik üslubu ve dili, savaş stratejisine ve iklimine çok benzer.

Meselelere Türkiye kadarlık bakmaz.


Nihai hedefi, İslâm dünyasını içine düştüğü bunalımdan kurtarmaktır.

Allah onu, buna tayin etmiştir.


O yüzden, amaçlarını aksatacak her şey, meselâ Mısır’daki darbe dahi kendisine karşı yapılmış sayılmaktadır.


Üzülerek söylemeliyim ki, hayat bir gün, Erdoğan’daki bu gidişin bedelini bu halka mutlaka ödetecektir.”


 habervaktim

#

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs