Acaba...

Enes ÇINAR Enes ÇINAR

Dumanların arasında kaybolup gidiyor dünyanın çeşitli halleri, gözleri önünde eriyen insanların çığlıklarını duyuyormuşçasına kağıt ve kaleme sarılıp onlarla uyumak istiyor; belki gece aklına bir şey gelir de yazma gereksinimi duyar diye. Ses kayıt cihazları satın alırken biraz değerli de, kullanmaya gelince beş para etmiyor sanki.. Heyecan yapıyor kendi kendine, sesi çıkmıyor; ineceği durağı şoföre söyleyememişçesine. Kaldırım taşları arasında her gün ezilmeye inat yeşeren otlar gibi azimli fakat biraz yalnız; kayadan fışkıran bir çam ağacı gibi... O nasıl duruyor orada öyle acaba?

Damıtılmış yalnızlığın özünü yudumluyor avuçlarıyla yaptığı izci kadehinden. Eskisi gibi ilham veren biri yok. Tek başına hayaller yaşamalı. Parmaklıklar arkasındaki karanlık zindandaymışçasına, küçük bir kandilin ışığında parmakları kalem tutarmışçasına. Masanın diğer ucunu görmekten yoksun karamsarlık yazıları artık taktir görmüyor oysa. Gerçekçi olmayan hayaller aslında güzeller, bu gerçek dünyanın gerçek parmaklarının tuttuğu gerçek kalemin yazdığı gerçekliklerine inat... Dost neden hep acı söyler acaba?

Durup dururken aklına gelen felsefi akımları yeniden yorumlarken, onları ilk defaymışçasına yazan filozofların adını ezberleyerek bilgi taslayanlara ağza alınmaz sözleri de aklından geçiriyor. Ağza alınmaz ama beyinden geçer her halükarda. Düşüncesinin suçunu itiraf etmeyecek hiç bir zaman. Korkmak yerine göre doğru bir davranış. İnsanoğlunun hayatını yönlendiren şeyin korku olduğunu bile bile cesurca yaşadığını sanması... Denize düşüp yılana sarılmanın tam karşılığı bumu acaba?

Doğduktan sonra şirin bir yüzle ve minik ellerle büyük parmakları kavrarken, zamanla çıkardığı seslerin anlam ifade etmeye başlaması, tuvaleti öğrenmek, yürümek, koşmak, okula gitmek, karalamak, ata bakmak ve ballı ve ılık süt içmek, okumak, sobelemek, yıldızlı pekiyi almak, sınıfı geçmek, taktir almak, efendi olmak, mezun olmak, sınav kazanmak, üniversiteye gitmek, çift ana dal yapmak, tekrar mezun olmak, askere gitmek, işe gitmek, para kazanmak, evlenmek, çoluk çocuğa karışmak... Tüm bunarı bir arada veya parça parça yaptığınla övülmek veya hayatında bunları yapamadığın zamanlarda yerilmek, Başarıyı hedeflemek ve başarmanın yarısı başlamak, aferin budalası olmak... Sürekli bir alkış beklemek, aile tarafından övülmek... Tanımlanmamış bir hayat serüveni içerisinde koştururken, sağ kulvardan son dört yüz metrede atağa kalkerken at olmak. Hayvansal özelliklerden tamamen kurtulmanın insan olmak olduğunu sanmak ve lâfını dinleyen bir kaç kişi bulunca ne oldum budalası olmak. Başarının tanımı iyi bir araba almak, iş hayatında terfi etmek ve yükselmek haline gelmişken, merdivenin nereye dayalı olduğuna hiç bakamadan sonuna gelmek olsa gerek. Kabarık bir CV ile öbür tarafa gitmek... Ölmek nasıl bir başarı acaba?

 

#

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs