Mutlu ERTUĞ Mutlu ERTUĞ Hayata Dair

İMAM-HATİP MİLLETİN YENİDEN DİRİLİŞİNİ TEMSİL EDEN BİR DAVADIR

İMAM HATİP DAVASI BUGÜN GÜR BİR SADAYA DÖNÜŞMÜŞTÜR

“İmam-Hatip okullarının, mezun ve mensuplarının, bu milletin varoluş serüvenine çok benzer bir hikâyesi var. İmam-Hatipler; milletimizin tarihi birikimi ve öz medeniyet değerleriyle kendini var etmek ve milletler dengesinde esaslı bir yerde var olmak için geliştirdiği özgün kurumlardır. İmam-Hatip davası, varlığını çağlar boyu insanlığın kadim değerlerini sürdürmeye, ortak iyilik ve kalkınmasına hizmete adayan bir milletin temel medeniyet iddiasıyla tarih sahnesinde yeniden dirilişini temsil eden bir davadır.

Canıyla, başıyla, etinden ve tırnağından artırdığı kıt imkânlarla, bazı dönemlerde bütün hasmâne tutumlara ve engellemelere rağmen milletimiz tarafından İmam-Hatiplerin büyük bir teveccühe mazhar olması, binalarının yapılması ve yaşatılması ve her bakımdan sahiplenilmesi, bu okulların sivil bir millet projesi olduğunun en açık göstergesidir. Asil milletimizin modern tarihi yazıldığında, İmam-Hatipler en destansı anlatıyı oluşturacak simge referanslardan biri olacaktır.

Bu açıdan bakınca, toplumun her kesiminde mezun ve mensubu bulunan İmam-Hatiplerin şahsında somutlaşan ana misyon, sadece Türkiye’nin değil, başta gönül coğrafyamız olmak üzere bütün yeryüzünün ortak insanlık ufkunu temsil etmektedir. Nitekim kısa sayılmayacak geçmişinde İmam-Hatipler sözde aydınlanma düşüncesinin ve batı modernleşmesinin kendini üzerine inşa ettiği seküler dünya görüşünün dayatmacı ve ayartıcı kitle araçlarına karşı insanlığın varoluşsal güvenliğini gerçekleştirebileceği nadir eğitim modellerinden biri olduğunu göstermiştir.

Öyle inanıyorum ki, normalleşen Türkiye’de eğitim sistemimizin tek tipleştirici bir felsefeden sıyrılıp çoğulcu ve katılımcı bir hüviyete bürünmesine paralel olarak gelişen yeni yönetişim yapılarıyla İmam-Hatipler daha sağlıklı bir zeminde işlevlerini yerine getirme fırsatı bulacaktır. Öz niteliğine kavuşan İmam-Hatipler, Türkiye’nin insani kalkınma vizyonu doğrultusundaki hedeflerini gerçekleştirmede kritik bir öneme sahip olacaktır.”

Yeni dönem, inşallah, İmam-Hatip öğrencilerinin bilimsel, kültürel, sanatsal, düşünsel her bakımdan daha donanımlı olarak milli, evrensel kültüre önemli değerler katmalarını beklediğimiz bir dönem olacaktır. Bütün mezun ve mensuplarımızla hepimizin bir seferberlik coşkusu ve heyecanı içerisinde sahiplenmesiyle inşallah bu okullarımız, geleceğin Ebu Hanifelerini, Farabilerini, İbn Sinalarını, Mevlanalarını, Yunuslarını, Selahaddinlerini, Alparslanlarını, Fatihlerini ve Yavuzlarını yetiştirecektir. Bu okullar milletimizin bin yıllık medeniyet birikiminin yeniden beslendiği ve geliştiği yurtlar olacaktır. İnsanlık ideallerinin yaşatılmasına öncülük edecek nesillerin yetiştirileceği öncü kurumlar olacaktır.

Bütün yok etme çabalarına, horlamalara ve aşağılamalara rağmen İmam Hatip davası bugün gür bir sadaya dönüşmüştür. Allah Teâlâ’ya hamdolsun ki, tarihinden ve medeniyetinden aldığı güçle, yüzyıla yaklaşan tecrübesiyle bu gür seda, yeniçağa taze bir insanlık iklimi vaat etmektedir. Değerlerinde eşitliğin, adaletin, özgürlüğün, kardeşliğin, paylaşmanın, bölüşmenin, dayanışmanın, yardımlaşmanın, birlikte yaşama ve var olmanın, sevme ve sevilmenin, şefkat ve merhamet göstermenin yer ettiği yepyeni taze bir soluk olmaktadır.Yaşanan insanlık durumuna, haksızlık ve zulümlere karşı insanlığın ümidi olduğumuzu, davamıza sahip çıkacağımızı yeryüzüne duyuruyoruz.

İmam-Hatip nesli bütün fertleri ve kurumlarıyla bu şuur ve heyecan ile insanlık davasına sahip çıkarak çağın her türlü sorunlarıyla baş edecek şekilde kendini donatmalıdır. ‘Kim var’ dendiğinde sağına ve soluna bakmadan ‘ben varım’ diyerek gözünü budaktan esirgemeden göreve atılmalıdır. Unutmayalım ki, İmam-Hatip nesli olarak çağın büyük sorumlulukları bizim omuzlarımıza düşmektedir.

Bin yılı aşkın süredir bu topraklarda insanlığa model bir medeniyeti yaşatan bir neslin torunları olarak çağın ıstıraplarına eğilmek ve bunlar için çözümler geliştirmek gibi çok önemli bir görevimiz var. Miras aldığımız değerleri ilelebet yaşatmak ve bunları sürdürmek gibi bir ödevimiz var. Bugüne kadar yapılanları ve başarılanları takdir edip vesile olanları şükran ve minnetle anarken yürüyecek yolumuzun çok olduğu gerçeğini asla unutmamalıyız. Özetle söylemek gerekirse bir zamanlar tahta sıralarda başladığımız dersimiz bugün hayat koridorlarında behemehâl devam etmektedir.

Hep beraber omuz omuza bulunduğumuz her hal ve makamda ideallerimize hizmet yolunda önümüzdeki çalışma döneminin bereketli, hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan temenni ediyorum. Rabbimizden yapacağımız her türlü samimi çaba ve çalışmayı tesirli kılmasını, maksadına eriştirmesini dua ve niyaz ediyorum.

Selâm ve Dua İle...

Mutlu ERTUĞ


#
Mutlu ERTUĞ Mutlu ERTUĞ editor

YAZARIN SON YAZILARI

Dindar Gençlik Yeniden Sahnede

Dindar Gençlik Yeniden Sahnede

Uzun bir aradan, yoğun bir mücadeleden sonra "Dindar Gençlik" yeniden sahnede.
Kadınların Çalışma Meselesi

Kadınların Çalışma Meselesi

Geçen aylarda bir araştırma sonucu okumuştum.
Geyve’ de Düğün Demek Zulüm Demek Mi !

Geyve’ de Düğün Demek Zulüm Demek Mi !

Düğünümüz Var, Yollar Kapalı...
Geyve Kent Konseyi  Ne İş Yapar !

Geyve Kent Konseyi Ne İş Yapar !

Geçen günlerde, haber sitemizde Geyve Kent Konseyi ile ilgili haberler yaptım.
GEYVE’ nin En Güçlü Sivil Toplum Örgütü “GİMDER”

GEYVE’ nin En Güçlü Sivil Toplum Örgütü “GİMDER”

Bu yıl 4.sünü düzenlediğimiz Mezunlar buluşması, hedef kitlemiz açısından oldukça başarılı geçmiştir.
Geyve’ den, Türkiye’ ye  Gözden Kaçan Acı Gerçek

Geyve’ den, Türkiye’ ye Gözden Kaçan Acı Gerçek

Geyve’ den, Türkiye’ ye Gözden Kaçan Acı Gerçek