Muzaffer YEMİŞ Muzaffer YEMİŞ Ufuk Hattı

FIRTINAYA YÖN VERMEK İÇİN KANAT ÇIRPANLAR

 

Merhaba;

Geyve haber com sitesinin değerli takipçileri bu haftaki yazımızda; siyaset ve ilim adamı rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın ölüm yıl dönümü olması sebebi ile Türkiye nin siyasal ve ekonomik hayatına değerli katkıları olmuş ve siyasal anlamda iz bırakmış olan kıymetli insandan bahsedeceğiz.

Türkiye nin siyaset sahnesinde renkli kişiliği, nezaketi, ilmi tespitleri, üretken kişiliği, sanayi davası ve siyasal analizleri ile tanıdığı bu değerli kişiliği takdir edersiniz ki bu köşeye sığdırmak mümkün değildir.

Bu sebeple elimizden gelen en kısa cümleler ile ondan bildiğimiz kadar yazacağız. Emin olmalıyız ki fazlası var eksiği yoktur. Toplumun her kesiminin kendinden emin olduğu bu şahsiyet görevini fazlası ile tamamlamış yol göstermiş, iz bırakmış, demokratik sistemle barışık olmamızın temellerini atmış, elimizden her zaman daha fazlasının gelmesinin mümkün olduğuna inanmamızı sağlamış ve bu dünyadan ebedi aleme gitmiştir.  

Memleketimizin kendi içindeki dinamikleri harekete geçirerek üretmek ve sanayileşmek bilincini halkımızın zihnine taşıyan sadece laf ile değil devletin çeşitli kademelerinde aldığı görevler ile bu anlamda gerekli adımları atarak aslında ne kadarda ciddi olduğunu göstermiştir.

Akademik alandaki eserleri, ekonomik alandaki yürütmeleri ve en önemlisi siyaset yaptığı kırk yıllık süreçte birçok siyasal partinin iktidarına vesile olacak teorisyen kişiliği ile aslında ne kadarda başarılı olduğunu göstermiştir.

Ortaya koyduğu Milli Görüş siyasal hareketi teorisyen kişiliğinin yanında teşkilatçılık anlayışının da çok değerli olduğunu lider olmanın gerektirdiği feraset ve dirayeti yaşayarak görmemizi sağlamıştır. Bütün bunları iktidara gelen siyasal hareketlerin güçlerinde görmek sanırım mümkündür.  

Özellikle genç nesilleri hep ayrı tutarak memleketimizin genç olan nüfusunun da ayrıca değer kazanımına özen göstermiş kurulan sivil toplum örgütlerinde aktif bir şekilde temsiller oluşmasına yön vermiştir.

Yaşadığı dönemde meydana gelen olaylar o gün halkın bir kesimi için sempatik olmasa da yürüyen zaman gösterdi ki haklı olmasının yanı sıra dünyanın barış ve İslam temelli yeni bir düzene ihtiyacı var derken de doğru söylediğine şahit olduk.

Dünya nın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik buhranın Müslümanlar üzerinde baskın bir şekilde var olmasının tespitlerini çok evvelden yapmış çözüm önerileri ve pratikleri ile gidilebilir olanın ne olduğu hakkında da ışık tutmuştur. 

Ve son olarak da hayatta iken çok defa dinlediğimiz belki de aşina olduğumuz bazı tespit ve analizlerini sizlerle paylaşıyorum.

*Ben bütün bu zahmet ve mihnetlere, yeni bir ülke daha fethetmek, mülkümü genişletmek ve kahramanlık göstermek için değil; Allah’ın adalet hükümleri buralarda da uygulansın; Buradaki insanlar da gerçek huzur ve hürriyetle tanışsın ve böylece benim kulluk görevimde bir eksiklik kalmasın ve bunların hesabı benden sorulmasın diye katlanıyorum!...”

*Tasavvuf: tarihimiz boyunca İslam’ın, usta-çırak metoduyla örnek alarak, yaparak ve yaşayarak öğrenildiği bir talim ve terbiye mektebi olarak hizmet vermiştir. Nefisle mücadelenin ve kötü düşüncelere karşı direnmenin manevi kışlası hükmündedir.

*Müslümanın ve sorumluluk sahibi inançlı bir insanın vazifesi: “Şu farzdır, şu haramdır. Şunlar günahtır, şunlar sevaptır!...” diye konuşmak ve edebiyat yapmak değildir.. Asıl görevimiz: İyilikleri yürütecek, kötülükleri önleyecek bir adalet düzenini kurup yerleştirmektir. Yani Cenabı Hak bize: “Faiz haramdır, alan da veren de günahkârdır” diye konuşmamızı değil, faiz sistemini değiştirmemizi emretmektedir.

Bakınız, “Faiz, haramdır, günahtır” şeklinde papağan gibi milyonlarca kere tekrarlanan sözler, vaizler, nasihatler, faiz oranını ve tahribatını artırmaktan başka bir netice vermemiştir.

Halbuki, “Faiz kaldırılmıştır” kararnamesinin mürekkebi 1 mg. bile tutacak değildir... Ancak bunun gerçekleşebilmesi için ilmi, siyasi ve disiplinli, ciddi bir gayret gerekmektedir.

*Herhangi bir konuda, en uygunu ve en doğruyu bulmak için gayret gösterip gerçeği ve gerekeni öğrenmek, ilahi bir nimet ve inayettir.

Ancak bu durumun, yani bulduğumuz doğrunun, hakkımızda hayırlı ve yararlı olup olmadığını fark etmek de, ayrı bir fazilet ve ferasettir.”

*Her şuurlu Müslüman kendisini: Hz. Peygamber Efendimizin Uhud’da diktiği nöbetçi yerinde görmeli, dünyalık heves ve hesaplarla görev yerini terk etmenin, nelere mal olacağını devamlı düşünmelidir.” 

*Bizim davamızda kimse kendi için yaşamaz. Herkes kardeşi için yaşar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur.

Bir sonraki yazımızda görüşmek ümidi ile hoşçakalın.

Sevdiğim söz: Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar.Prof.Dr.Necmettin Erbakan

Kitap tavsiyesi: Ruhi Mücerret; Murat Menteş

#
Muzaffer YEMİŞ Muzaffer YEMİŞ editor

YAZARIN SON YAZILARI

51.Kütüphaneler Haftası

51.Kütüphaneler Haftası

Yetmiş iki millete bir göz ile bakamayan, Şer’in evliyasıyla hakikatte asidir

Yetmiş iki millete bir göz ile bakamayan, Şer’in evliyasıyla hakikatte asidir

Yetmiş iki millete bir göz ile bakamayan, Şer’in evliyasıyla hakikatte asidir

Yetmiş iki millete bir göz ile bakamayan, Şer’in evliyasıyla hakikatte asidir

NEDEN KÜTÜPHANE ?

NEDEN KÜTÜPHANE ?

Gelecek mi ? nasıl ?

Gelecek mi ? nasıl ?

ÖNCE AHLAK

ÖNCE AHLAK