Ömer ERDEM Ömer ERDEM Sözün Gücü

Seçimler Yaklaşırken…

Rabbimize ne kadar hamdetsek az. Daha yakın gemişte bir küçük kitapçığın allak bullak ettiği bir memleketten hem çok zor ve ağır şartlar taşıyan önemli bir operasyon yürütülürken bir yandan da ülkenin işleyişi devam etmektedir. Nereden nereye? Evet. Görünüşte memleketimizin başbelası PKK uzantısı PYD; YPG, DEAŞ ve benzeri bilumum terörist konsorsiyumuna karşı çetin bir mücadele veriliyor. Ancak artık sağır sultan bile duydu ki açıkça söylenmese bile mücadele batılıların verdiği konvansiyonel silahlardan ibaret değildir. Nitekim 5 askerimizin şehit edildiği olayda ABD istihbaratı kesindir. Ülkemizi yöneten kadrolar önceleri doğrudan ABD`yi suçlamazlardı. Ancak artık Cumhurbaşkanımız bu emperyalistlerin niyetlerini ifşa etmekte ve onların Türkiyemizi hedef almakta olduklarını açıkça ilan etmektedir.

Fakat biz bugün Afrin bağlamında bile olsa dış politika hakkında kelam etmek niyetinde değiliz. Sadece memletimizin böylesine büyük bir mücadele esnasında bile rutin işleyişine dikkati çekmek istedik. Zira önümüzde seçimler var. 2019 mart ayında mahalli seçimler aynı yılın kasım ayında da parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Dolayısıyla ülkemiz süratle seçim sath-ı mailine girmektedir.

Bütün sofistike yöntemlere başvurulmasına rağmen 16 nisan tarihinde yapılmış olan referandum sonrasında adı öyle konmamış olsa bile resmen „başkanlık“ sistemine geçmiş olduk. Türkiyemiz için çok yabancı olmadığımız bu sistem önümüzdeki dönemde resmen hayata geçirilmış olacak. Bütün dünyanın hedef tahtasına yerleştirmiş olduğu Recep tayyib Erdoğan milletten aldiği gücü gayet akıllıca ve cesur bir şekilde kullanmaktadır. Zira Erdoğan hem ülkemizin vizyonu ile ilgili gelecek inşası ile ilgileniyor ve hem de 2023,2053 ve 2071 hedef leri ile ilgili olarak ciddi adımlar atıyor. Sistemin doğası gereği ilk turda hükumet çıkarmak için klişe tabirle %50+1 oy gerektiği için halkın içinden gelen siyasi lider Erdoğan kendisinin Ak Partiden daha yüksek oy potansiyeline sahip olduğunu bilmesine rağmen memleketin çok daha güçlü bir yapıya kavuşturulması adına MHP ile ittifak yaparak bir anlamda şimdiden ülkenin gelecek 10 yılında belirleyici bir siyasi lider olacağını hissettirmiş oldu.

Tabi bu durum en çok da CHP`yi etkiledi. Zira CHP daha düne kadar 16 nisan referandumunu diline dolayıp çok değerli bir 49 var deyip havasını atarken şimdi MHP ile Ak Parti arasında yapılan ittifak için karalama kampanyası yapmakla meşgul. Sen zamanında Ekmeleddin Efendiyi „Ekmek için Ekmeleddin“ mottosuyla yasal olmayan yollarla yani gizli bir ittifakla 14 parti şeklinde desteklememış miydin? 7 haziran seçimlerinden sonra görece bir oy kaybını bahane edip senin aldığın oyun yarısını almış bir kişiye (Devlet Bahçeli) „Başbakanlık“ teklif etmedin mi?

Eskiden illegal olarak yapılmakta olan bir eylem olan ittifak şu an itibariyle legal hale getirilmiş bulunmaktadır. Artık isteyen istediği parti ile işbirliğine gidebilecektir. Üstelik bu sadece bu sisteme ait bir konu da değildir.Ben yıllardan bu yana Almanyada bulunuyorum. Burada sağın en büyük iki partisi kabul edilen CDU ve CSU seçimlere sürekli olarak birlikte girerler. Bir Başbakan adayı gösterirler ve seçimlere girerler. Almanya bir parlamenter sistem ve böyle bir ittifak sözkosu. Dolayısıyla Ak Parti ile MHP arasında yapılan ittifak bir büyük siyasi dehanın ürünüdür. Ve bu ittifak ülkemizdeki gelişim hızını mutlak surette arttıracaktır.

CHP yönetici ve sözcülerinin yahutta CHP adına tv ekranlarında arz-ı endam eden kıymeti kendinden menkul bir takım zavallı entellektüellerin „demokrasi, adalet, hürriyet, eşitlik“ gibi güzellemeler de bulunmaları suret-i haktan görünme işinin ipliğini pazara çikaracak kadar bayağı ve acemice… Bütün bunlarn çaresizlikten sudur ettiğini düşünsek acımak bile mümkün ancak CHP denilen parti ülke insanına umut aşılamak ve Ak partiden daha iyi projelerle iyi bir gelecek va`d etmek yerine kolay olanı tercih etmekte ve habire ülkemizi ecnebilere şikayet ile meşgul olmaktadır. Şimdi ittifak konusu resmi hale gelince CHP en yakın dostu olan HDP ile ittifak yapsa bunu kendi kemalistlerine anlatamayacak, yapmazsa fazlaca umut bağladığı Meral Hanıma kendi partisinden giden bir kaç puan oy yerine binde bir kaç puanlık marksist-leninist yamalarla en fazla 23 puan oy alabilecek. Tabi yeni sistemde bugünkü konforu da olmayak. Anamuhalefet partisiyim afra-tafraları ile salı günleri kendisini „Alikıran- başkoparan“ havalarına sokma imkanı da olmayacak.

Yeni sistemde iktidar dışında isen açıkcası esamen bile okunmayacak. İşte CHP kadrolarını çileden çıkartan da budur. Bu memleket bu CHP zihiniyetinden çok çekti. Ancak yakın bir gelecekte millet bu zihniyetten tamamen kurtulmuş olacaktır. Rabimize sonsuz hamd-u senalar olsun.

Baskın bir seçim ihtimali de artık çok sık konuşulmaya başlandı. Tayyib Erdoğan seçimlerin zamanında yapılması konusunda kararlı bir liderdir. Ve bu konuda iyi bir geleneği de ülkemizde yerleştirmiştir. Afrin yahut başka bir bölgede yapılan ülkemizin bekasına yönelik bir operasyon ile seçimler arasında bir bağıntı kurulması bile edepsizlikken bunun seçimlerde oya tahvil edileceği şeklindeki yaklaşımlar hezeyandan öteye bir anlam taşımaz.-Üstelik bu suçlamaları yapan bazı aşağılıklar bilmelidir ki böylesi bir anlayış her zaman pozitif olarak sonuçlanacak diye bir kural da yoktur. Böyle suçlamaları yapanlar bence insanlıktan nasibini almamış zavallılardır. Ancak benim kanaatime göre seçimler pekâla biraz öne çekilebilir. Baskın seçimtabiri yanlış. Memlekette herşey gözümüzün önünde yapılıyor. Saklanması gereken bir şey yok. Tayyib Erdoğan millete millet de liderine güveniyor. Aynı yıl içinde iki seçim yapılacak olması nedeniyle hem ülkeyi fazlaca seçim stresi altına sokmamak ve hem de masrafları azaltmak bakımından mart 2019 tarihinde mahalli seçimlerle birlikte milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir arada yapılabilir. Bence böyle bir karar alınirsa gayet yerinde ve isabetli olacaktır. Üstelik böyle olması durumunda parti içindeki makam çekişmeleri kısmen de olsa önlenebilecektir. 

Baki Selam ve Dua ile…

 
#
Ömer ERDEM Ömer ERDEM editor

YAZARIN SON YAZILARI

Batının Çatışmacı zihniyeti

Batının Çatışmacı zihniyeti

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları


DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

Esas Duruş İlkesi…

Esas Duruş İlkesi…

Müslüman Dünyasında Ahlâk Krizi

Müslüman Dünyasında Ahlâk Krizi

Süper Gücün Süper Çöküşü…

Süper Gücün Süper Çöküşü…