Ömer ERDEM Ömer ERDEM Sözün Gücü

Müslüman Dünyasında Ahlâk Krizi

Rabbimizin tenezzül buyurup insana konuştuğu son mesaj olan Kur’an vahyinin rehberliği, efendimiz (s.av.)‘in örnek ve önderliğinde evrensel, ilâhi ahlâk ilkelerinin hayata tatbik edilmesiyle yaşanan saadet asrından sonra tarihi süreç içerisinde hemen her konuda bir çok bozulma ve çürüme meydana gelmiş ancak en başta o muazzam ahlâk ilkeleri mâlesef tefessüh ettirilmiştir. Kur’anın ortaya koyduğu insanlığın değişmez ortak evrensel değerleri olan ahlâk anlayışında çok ciddi daralmalar meydan gelmiştir. Günümüzde ise artık bu bir ahlâk krizi noktasına ulaşmıştır. Ahlak konusundaki ilk ciddi daralma kavramın muhtevası ile ilgilidir. Kur’an’da üzerinde durulan ahlak, kişinin kendisi, ailesi, toplumu, çevresi, başka din sahibi olan insanlarla ve tabii olarak yaratıcısı olan Allah ile kâinat ve hadisat ile ilgili bütün söylem ve eylemleri kapsayan geniş bir kavram iken, bugün bu kavram kullanıldığında müslüman coğrafyalarda akla gelen ilk şeyler; örf/adet, giyim-kuşam ve cinsellikten ibarettir.#

 Öyle ya daha bugünlerde bile ülkemizde „ilâhiyatçı yazar“ gibi fosforlu „titr“ kullanan bazı kaba-softa, ham-yobazlar asansörde halvetten, yorgandaki cinsellikten, çocuk yaşta kızların evlendirilmesinden bahsedip bir de utanmadan bunları din’e yamamaya gayret etmektedirler. Adamların akılları sadece uçkurlarında. Başka bir şey bildikleri yok. Başka bir tımarhanelik çıkmış yemin billah ederek kendi şeyhinin cellenger uzay mekiğinin vidalarını gevşetip düşürdüğünden bahsediyor. Senin şeyhinin hangi düğmeleri (vidaları) çözdüğünü herkes iyi biliyor ama ben burada bunu söylemeye hayâ ederim. Bir başka sözümona ilâhiyat profesörü, hocasının haftada bir yahut iki defa „tâi mekân“ yaparak Medine’ye gidip Hz Peygamber ile kabrinde görüşmeler yaptığını tv ekranlarından hiç utanmadan din diye pazarlayabiliyor. Benim kanaatim bu ve benzeri absürt konuşmaları yapan insanlar toplumdan behemahal uzak tutulmalı ve hatta rehabilite etmek için bir süreliğine akıl hastahanelerinde tedavi ettirilmelidir.

Konumuza dönecek olursak Kur’an; insanları tek tek mükellef tutup şahsiyet üzerinde ağırlıklı olarak durmakla birlikte, başka insanlara, topluma ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımıza da ziyadesiyle önem verir. Nitekim Kur’anın bize öğrettiği en temel prensiplerden biri olan „ Emr-i bi’l Mâruf ve Nehy-i âni’l Münker“ yâni „ İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak“ ilkesi sosyal ve siyasal muhtevalar taşımaktadır.

Ayrıca Rabbimiz Kur’an’da Allah’a teslimiyet gösterip itaat eden Müslümanların „Dengeli bir Ümmet“ olduklarını/olmaları gerektiğini ve böylece bu ümmetin bütün insanlara şahit(örnek) (Bakara Suresi 2/143) topluluk olmasının bir mecburiyyet olduğunu Kur’an-ı Kerim haber vermektedir. Ancak tarih boyunca Müslümanlar bazı kesitler hariç bu vazifeyi hakkıyla yerine getirememişlerdir.

Kur’an baştan sona evrensel temel ahlâk ilkelriyle dolu olduğu halde, bugün Müslüman coğrafyaları insan hakları ihlâllerinin en yoğun olduğu bölgelerdir. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, eşitsizlik, baskı,yolsuzluk, hortumculuk, tefecilik, rüşvet, cehalet, eğitimsizlik hulâsa, her türlü ahlaksızlığın kol gezdiği yerler konusunda da Müslümanlar mâlesef yine başı çekmektedir. Bunları söylemek ağrıma gidiyor ama ne yazık ki vakıa böyle…

Konuya bir başka yazıda tekrar devam etmek istiyoruz. Ancak son olarak Osmanlı döneminin yetiştirdiği en cins kafa adamlardan Mehmet Akif’in yaşadığı dönem itibariyle Müslümanların sosyal ve siyasal çöküntüsünü resmettiği „Fatih Kürsüsünde“adlı eserinde yer alan ve tabi derdini dile getiren şu mısralara bir gözatalım istiyorum:

„ Sükun belirdi mi bir milletin hayatında;

Kalır senin gibi zillet, esaret altında

Nedir bu meskenetin, sen bir kımıldasana!

Niçin kımıldamıyorsun? Niçin? Ne oldu sana.

Niçin mi? Çünkü bu fani hayata yok meylin!

Onun neticesidir sa’ye varmıyor elin.

(Safahat, 226)

Bugün için Müslümanların siyasal anlamda bağımsız olduğunu kabul etsek bile (ki bu durum tartışmalıdır) ahlâk krizinin çok daha derinleştiğini üzülerek müşahede etmekteyiz. Rabbim bütün Müslümalara ahlâk şuuru nasip etsin. Amin! 


#
Ömer ERDEM Ömer ERDEM editor

YAZARIN SON YAZILARI

Batının Çatışmacı zihniyeti

Batının Çatışmacı zihniyeti

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları


DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

Esas Duruş İlkesi…

Esas Duruş İlkesi…

Seçimler Yaklaşırken…

Seçimler Yaklaşırken…

Süper Gücün Süper Çöküşü…

Süper Gücün Süper Çöküşü…