Ömer ERDEM Ömer ERDEM Sözün Gücü

Esas Duruş İlkesi…

Tabii olarak bu başlık ilk etapta askeri bir terimi andırıyor olsa da kastımız askerlik talimlerinden olan bir duruş şeklinden bahsetmek değil. Esas duruş, asıl itibariyle bütün hayatı kuşatan bir karakteristiğe sahip bir kavram olup insan kalitesini ortaya çıkaran bir duruş biçimidir. İnsanın gerek Allah karşısında ve gerekse diğer insanlarla ilişki biçiminde hep bir duruşu olur. Nitekim bir çok İslam alimi efendimiz aleyhisselam’ın mü’minin miracı olarak tarif ve tavsif ettiği namaz ibadetini mü’minin Allah karşısındaki esas duruşudur şeklinde tarif etmektedirler ki bu çok yerinde ve doğru bir tesbittir. Ancak insanın esas duruşu hayatın her alanında hem var olan ve hem de var olması gereken bir duruş biçimidir. Esas duruş, kısaca hikmetli davranabilme sanatıdır. Hikmetli davranabilmek için furkan sahibi olmak gerekir. Yani farkı farkedebilecek kişilik ve karaktere ve dahi ahlâki yapıya haiz olmak gerekir. Hikmetli davranmak, herbir şeyi yerli yerinde değerlendirebilme sanatıdır. Hikmetin kaynağı ise yaşatıcımız, yaratıcımız ve yöneticimiz olan Cenab-ı Hak’tır. Bir şeyi yerinden etmek bizim inacımıza göre zulümdür. Zira bu aslında zımnen Allah’a isyan mahiyetindedir. Çünkü her şeyi yerli-yerinde yaratan Allah’tır. İnsana lazım gelen onun yerini değiştirmeye kalkışmak değil onun hikmetine vakıf olmak için çaba sarfetmektir. Yüce Allah Kur’an-ı Hakimde kendisinin sırat-ı müstakim üzerinde olduğunu beyan ediyor ve kullarının da bu dosdoğru yol üzerine olmaları gerektiğini emir ve tavsiye ediyor. Allah’ın gönderdiği tek yol olan bu yolda durmanın esasları vardır. Bu esasların başında ise ilkeli olmak gelir. Zira Rabbimiz kendisinin ilkeli olduğunu kullarının da ilkeli olmaları gerektiğinı bize emrediyor. Mü’min olan bir insan hayatın en vazgeçilmez temel prensibinin „ilkeli olmak“ olması gerektiğini bilir/bilmelidir.

Bütün bu hatırlatmaları son zamanlarda gündemde bulunan ve Cumhurbaşkanımızın ısrarla üzerinde durmakta olduğu ülkemiz için hayâti önem taşıyan „yerli ve milli“ olma düsturu için yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle de 15 temmuz sonrasında sayın Devlet Bahçelinin ilkeli duruşuyla beraber memleket sevdalıları tarafından çok önemli bir konsensüs oluşturup ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıma maksadıyla yerli ve milli olanlar arasında bir ittifak yapılması konusunda önemli kararlar aldı. Bu kararlar doğrultusunda yerli ve milli olduğu düşünülen çok fazla oy potansiyeli olmasa da çok önemli bir geleneğin takipçisi olarak kabul edilen saadet partisini de tabii olarak bu ittifak’a davet etti. Hatta Reis bu partiye benim kanaatimce haketmediği kadar değer verip onlara karşı saygıda hiç kusur etmedi. Dahası partinin genel başkanını 16 nisan referandumunda ve öncesindeki seçimlerde yaptıkları bütün çirkeflere ve iftiralara rağmen makamında ağırladı. Onlar hakkında hep iyi niyetli ve dostâne açıklamalar yaptı. Ancak Erdoğan düşmanlığı genlerine kadar işlemiş olan bu saltanantçı güruh bütün bu iyi niyete rağmen ittifak’a hayır dediği yetmezmiş gibi bir de kerâmeti kendinden menkul açıklamalar yapma talihsizliğine sürüklendi. Peki ne uğruna…

Hiç, kocaman bir hiç…

Birkaç defa doğan medya grubunun televizyonlarında baronvâri koltuklara kurulup Erdoğan güzellemeleri yapmak, içi boş amiral paçavralarına bir kaç demeç... Evet hepsi bu..

Kendisine Madımak katili diyenlerin değirmenine su taşıyan bu kafa, işte tam basiretsiz ve ilkesiz bir kafa... Yazık. Ben kendi nam hesabıma Temel Karamollaoğlu denen bu zatı dinlediğim zaman çok üzülüyorum. Kendim için de hayıflanıyorum. Bu kafalar daki adamlar için mi yıllarca mücadele etmiştik. Neyse ki Reis’de aynı gelenekten geliyordu. Bu bizim için bir teselli kaynaği. Ama yine de bu zatın açıklamlarını hazmetmek gerçekten zor. Tecavüzcüsüne aşık aptal kız rolündeymiş gibi verilmekte olan bu gayr-i ahlâki duruşlar behemahâl gözden geçirilmelidir. Aklı başında her mü’min de bu tavırları tekrar tekrar degerlendirmelidir. Bu kadar ilkesizlik kabul edilemez.

Bu zat geçenlerde yine iktidar aleyhine bazı güzellemeler yapıp anamuhalefet CHP’ye mavi boncuk sallamış. Aklı sıra Abdullah Gül’ü saadetin adayı yapacak ve bütün benzemezleri ve tabiiki Erdoğan düşmanlarını biraraya toplayıp ilk tur’da Reis’in yani Türkiyemizin kazanmasına engel olacak…

 Niyet bu, tasarım bu. İyi de bu planlar ilk değil ki. A be kardeşim bunlar tutmaz. Milletin iradesi hilafına yapılan hiçbir planın işe yaramadığını halâ göremediniz mi? Kör müsünüz?

Bak buradan söylüyorum, bu stockholm sendromuyla politika yapmaya devam eden saadetin görüp göreceği şu birkaç ay içinde tv ekranlarındaki şovlarından ibarettir. Bak bir zamanlar Demirtaş denen adam da o ekranlarda saz çalıyordu. Unutuldu gitti. Şimdi doğan medya’da gidiyor. Demekki saadetin saltanatı seçime kadar bile sürmeyecek. Yazık hem de çok yazık. Kalblerinde saadete karşı en azından geçmişinden dolayı saygısı olan insanlara karşı biraz saygılı olun. Ve bu saygıyı korumak için susun Temel efendi. Susun ki bu samimi insanlar ihanet içinde olduğunuzu düşünmesinler. Ya susun bilmeyelim ne melânetlerle iştigal ettiğinizi yahutta ilkeli davranıp yerli ve milli olan gen lerinize geri dönün. Rabbim ifsad edenleri ıslah eylesin. Amin.

 
#
Ömer ERDEM Ömer ERDEM editor

YAZARIN SON YAZILARI

Batının Çatışmacı zihniyeti

Batının Çatışmacı zihniyeti

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları

Kaybedenler Kulübünün Benzemez Mensupları


DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

DininGüncellenmes ive Ilahiyatçılar

Müslüman Dünyasında Ahlâk Krizi

Müslüman Dünyasında Ahlâk Krizi

Seçimler Yaklaşırken…

Seçimler Yaklaşırken…

Süper Gücün Süper Çöküşü…

Süper Gücün Süper Çöküşü…