Feridun Eser Feridun Eser Aksul Amel

''MEDENİYET'' KAVRAMINA YÜKLENEN ANLAMLAR

Medeniyet, sosyal bilimlerin temel kavramlarından biridir; genellikle, kültür kavramı ile birlikte anılır. Bu iki kavram, adeta bir madalyonun iki yüzü gibidir. Kültür ve medeniyet kavramlarının tanımı, sosyal bilimlerdeki diğer kavramlar gibi uzlaşı ile oluşturulmuştur; yani bu kavramların tek ve net bir anlamı, tanımı yoktur. Bilim insanları, bu kavramları kendi anlayışlarına göre yorumlamaktadırlar.

Medeniyet, sosyal bilimlerin temel kavramlarından biridir; genellikle, kültür kavramı ile birlikte anılır. Bu iki kavram, adeta bir madalyonun iki yüzü gibidir. Kültür ve medeniyet kavramlarının tanımı, sosyal bilimlerdeki diğer kavramlar gibi uzlaşı ile oluşturulmuştur; yani bu kavramların tek ve net bir anlamı, tanımı yoktur. Bilim insanları, bu kavramları kendi anlayışlarına göre yorumlamaktadırlar.

Sosyal bilimlerde genel kabul gören anlayış şudur: Kültür, insanın ürettiği her şeydir, belli bir topluma özgü yaşama tarzıdır, gelenekler, sanat, hukuk, dil vs olarak tanımlanırken; medeniyet, daha çok insan üretimi araç gereçler, teknoloji olarak tanımlanır. Yani kültür, manevi; medeniyet, maddi unsurlardır. Medeniyet, evrensel, kültür ise millidir.

Sosyal bilimlerde genel kabul gören bu anlayışa ciddi itirazlar vardır. Bunlardan biri şudur: Medeniyet ile kültür birbirinden ayrı değildir, iç içedir; biri diğerini etkiler, belirler ve şekillendirir. Örneğin Batının ürettiği bilimleri ve teknolojiyi alan ulusların kültürü, çok geçmeden Batılı değerlere, kurallara ve davranış biçimlerine uygun bir şekilde değişmiştir, değişmektedir. Siz sadece teknoloji, medeniyet aldığınızı sanırsınız ancak o aldığınızla birlikte size bazı değerler, kurallar, davranış biçimleri de aktarılır yani kültürünüz de ona göre değişir. Bu, doğru bir tespittir.

Batı ve İslam düşüncesinin bu kavramlara yükledikleri anlamlar da farklıdır.

Batı düşüncesi medeniyeti, teknoloji, araç gereç vs olarak tanımlamıştır. Batılı zihniyet medeniyeti gelişmiş, modern, faydalı araç gereçler ve bunlara sahip olmak, teknolojiye sahip olmak anlamında kullanmaktadır. Bu bakımdan gelişmiş araçlara sahip olmak ve bunları kullanmak ilerilik, medenilik sayılırken tersi, geri kalmışlık, ilkellik olarak görülmektedir. Kültür ise geleneksel yani eski, eskiye ait davranış kalıplarıdır, değerlerdir.

İslam kültüründe ‘‘medine’’, şehir anlamına gelir; ‘‘medeni’’ ise şehirli, şehir kültürüne sahip kimse demektir. Şehir kültürü, başkalarına karşı hoşgörülü, farklılıklara saygılı, uyumlu, eğitimli, edepli gibi nitelikleri kapsar; bunlar, insani ve ahlaki niteliklerdir. Yani İslam düşüncesine göre medenilik, insaniliktir, insaniyettir, efendiliktir; daha çok ahlaki özellikler barındıran bir ifadedir. İslam düşüncesine göre ahlaklı, insani özelliklere sahip olan, uyumlu, hoşgörülü kişiler medenidir; bunun aksi özelliklere sahip olanlar ise bedevidir, kabadır. İslam, tevhid yani birlik dinidir; İslam düşüncesine göre medeniyet ve kültür ayrımı yapılamaz; biri diğeri ile iç içedir.

Batı medeniyetinin temelinde, Antik Yunan ve Roma mirası ile Hıristiyanlık vardır. Batı medeniyeti, hazza düşkün, maddeci ve bireycidir. Kapitalizmin bir Hıristiyan mezhebi olan Protestanlıktan türediği iddia edilir. Batılı zihniyet, sanayileşmeyi, çalışmayı, üretmeyi bunun için de doğayı kontrol altına almayı ve dönüştürmeyi medeniyet olarak görürken o denli ileri gitmiştir ki sonuçta doğanın dengesi bozulmaya yüz tutmuştur. Kapitalizm, kişisel çıkarları ve menfaati düşünen, bireyci bir düşünce ve yaşam tarzıdır. Bunun aksi olan ve kapitalizme tepki olarak doğmuş olan Sosyalizm de, Batılı düşüncenin ürettiği bir diğer yaşam tarzıdır. Onun da kendine göre zararları olmuştur; bu, ayrı bir yazının konusudur. Yani sosyalizm de masum değildir; belli bir dönemin, belirli koşulların ve kişilerin ürettiği bir ideolojidir; onun da eleştirisi yapılmıştır, vardır.

İslam medeniyeti, Kur’an ve sünnete, hadislere dayanır; İslami ilimlere göre şekillenir, güncellenir ve yenilenir. İslam medeniyeti, İslami ilimlere dayalı bir medeniyettir. İslami ilimlerin kaynağında da Kur'an ve sünnet, hadisler vardır. Hadis, tefsir, fıkıh, siyer gibi İslami ilimler İslam insanının medeniyet ve kültür anlayışını şekillendirmiştir. İslami düşünce, bencil ve bireyci değildir; fedakardır, başkalarını da düşünür; ‘'kul’' hakkını çiğnemeyi yanlış görür. İslam düşüncesine göre kul, sadece insan değildir; hayvanlar ve bitkiler de yani doğanın kendisi de 'kul'dur; kulun, kula zulmetmesi ve kula kulluk etmesi yanlıştır. İslam insanı ve medeniyeti doğa ile barışıktır, uyumludur. İslam anlayışına göre doğa, kendisiyle mücadele edilecek bir alan değildir. Doğa, üzerinde yaşadığımız çevredir; insana düşen, doğayla mücadele etmek değil doğayla barışık ve uyumlu yaşamaktır.

İslam medeniyetinin insanını, İslam insanını yetiştirmek gerekir; hangi dili veya bilimi öğreniyorsa, hangi millete mensupsa fark etmez, temel hedef bu olmalıdır. Doğa ve insanlık, İslami ilimleri bilen, ona göre düşünen, fikir üreten ve yaşayan insanlar sayesinde yani İslam medeniyeti ile, İslam’ın medeniyet anlayışı, İslam insanı ile kurtuluşa ve huzura erecektir. 

 

#medeniyet #kultur #bati-ve-islam

YAZARIN SON YAZILARI

İŞGAL VE BAĞIMSIZLIK

İŞGAL VE BAĞIMSIZLIK

İşgal bir yerin, bir bölgenin/ toprağın yabancılar tarafından, kuvvete dayanarak ele geçirilmesi ve kullanılmasıdır. Bağımsızlık, bir devletin herhangi bir dış/ yabancı gücün etkisi ve kontrolü altında kalmadan icraat yapabilmesidir.İslam coğrafyasının büyük kısmı, 19 ve 20. Yy.da Batılı büyük devletler tarafından işgale uğramış ve işgalci Batılı devletler, İslam coğrafyasını sömürmeye başlamışlardı. Anadolu da işgale uğrayan yerlerden biri idi. Milletin bir kısmı sinmiş bir kısmı ise işgallere/ işgalcilere karşı koymak, bağımsızlık için, milli mücadele için örgütlenmeye başlamışlardı.
ORUÇ İBADETİ

ORUÇ İBADETİ

Oruç, İslam’ın beş şartından biridir; İslam’ın gereklerinden ve Allah’ın emirlerindendir. Nefsle ve bedenin istekleriyle mücadele etmek, dünyevi olanla araya mesafe koymak, kendini tutmaktır. Oruç, otokontrolü ve sabrı öğretir, günahlardan korur, Allah'a yakınlaştırır, Allah'ın rızasını kazandırır, cenneti kazandırır. Orucun aynı zamanda psikolojik, toplumsal ve fizyolojik ((tıbbi) boyutları ve etkileri de vardır.
CORONA SALGINI

CORONA SALGINI

Bu, dünyanın gördüğü ilk salgın değil ve son salgın da olmayacak! Dünya üzerinde bizden önce görüldüğü gibi bizden sonra da çeşitli salgınlar görülecektir.Dünyada meydana gelen hiçbir olay ilanihaye yani sonsuz değildir; dünyanın kendisi gibi, üzerinde olan her şey geçicidir; bu da geçecektir; öncekilerin geçtiği gibi. Evde kal Türkiye. Evde kal Geyve! Kendine, çevrene, yakınlarına iyilik etmiş olursun.
TARİH ve TARİH ŞUURU

TARİH ve TARİH ŞUURU

Nedir Tarih? Sadece bir bilim veya sadece okullarda okutulan bir ders midir? Hayır, değil!.. Tarih, şuurdur; tarih, kimliktir. Kişi için hafıza ne kadar önemli ise millet için tarih o kadar önemlidir. Tarih, kim olduğumuzu, dostlarımızı ve düşmanlarımızı öğretir.Milleti yücelten ve yükselten değerlerimizi, tarihi kişilikleri/ büyüklerimizi tanımalı, tanıtmalı, sahip çıkmalıyız.
RUH BAKIMI

RUH BAKIMI

İnsan, sadece bedenden, et, kemik ve kandan ibaret değildir. Bu, insanın sadece hayvani/ maddi yönüdür. Oysa insanın bir de ruhsal, psikolojik yönü vardır; insanı insan yapan da esasen bu tarafıdır. Gelişim, sadece maddi alanda olmaz. Maddi, teknolojik alanda ilerilik, gelişmişlik manevi, ahlaki alanda geri kalmaya vesile olmamalı!... Asıl ilkellik ahlaki, manevi geriliktir, ahlaki ve manevi alanda gelişmemişliktir.
TAHAMMÜL

TAHAMMÜL

Kavgalar tahammülsüzlükten, şiddet tahammülsüzlükten,günahlar tahammülsüzlükten, hasılı kelam her kötü davranış, tahammülsüzlükten. Tahammülsüzlük ise hamlık göstergesidir; kişisel gelişmemişlik, geri kalmışlıktır. İlkel ve basit bir insan halidir.