Akif Meriç Akif Meriç Dengeler Adına

DÖNMEK

Kulağımda Yeni Türkü’den ‘ Dönmek, mümkün mü artık dönmek. ’melodisi var uzun zamandır. İnsanın herhangi bir yaşında gelen ‘dönmek ’arzusu. Çocukluğa, gençliğe, ilk günlere, eski günlere, eve, sılaya, öze, köye, toprağa, ilkokulda yapılan tek katlı dere kenarında bacası dumanlı eve, mandalina kabuğu kokusuna, dut ağaçlarının altına, horoz şekerine, Heidi’nin dağlarına, annemizin kollarına, çiçekli bahçemizin yollarına, pamukta fasulyeye, çorapta çime, uçurtmaya, bisiklete…

DÖNMEK

Dönmek… Kulağımda Yeni Türkü’den ‘ Dönmek, mümkün mü artık dönmek ’melodisi var uzun zamandır. İnsanın herhangi bir yaşında gelen ‘dönmek ’arzusu. Çocukluğa, gençliğe, ilk günlere, eski günlere, eve, sılaya, öze, köye, toprağa, ilkokulda yapılan tek katlı dere kenarında bacası dumanlı eve, mandalina kabuğu kokusuna, dut ağaçlarının altına, horoz şekerine, Heidi’nin dağlarına, annemizin kollarına, çiçekli bahçemizin yollarına, pamukta fasulyeye, çorapta çime, uçurtmaya, bisiklete… Dönmek arzusu. Ve bu arzunun hatırlattığı Secde 12 ayeti:

Günahı hayat tarzı haline getirenleri, Rablerinin huzurunda başları eğik vaziyette (şöyle derken) bir görmeliydin: “Rabbimiz, (İşte artık) gördük ve işittik! Şu halde bizi (dünyaya) geri döndür de iyi bir şeyler yapalım! Çünkü (yeniden dirilişe) ikna olmuş bulunuyoruz.”

 

Ve ayetin zihnime çağırdığı sermayesi eriyen adam hikayesi:

 

Eski zamanlarda bazı yiyecekleri korumak için, dağlardan buz kesilir ve pazar yerlerinde satılırdı.

Sıcak bir yaz gününde, bir şeyh, talebeleriyle şehirde dolaşırken, böyle bir buz satıcısına rastladı. Satıcı:

“Ey mü’minler! Sermayesi eriyip akan şu adama merhamet ediniz” diye bağırıyordu.

Satıcının bu sözlerini işiten şeyh aniden fenalaşarak bayıldı. Yanındakiler, kendisini gölgelik bir yere taşıdılar ve saatler sonra kendisine geldiğinde bayılma sebebini sordular.

Şeyh satıcının eriyip giden buzlarında kendi hayatını görmüştü. Küçük sermayesinin ziyan olmaması için çırpınıp duran satıcı, milyarla ölçülmeyen ve sonsuz bir hayatta sınırsız bir mutluluğa vesile olabilecek ömür sermayesinin eriyip gidişine nasıl kayıtsız kalındığını düşündürmüştü ona.

 

 Neresi sıla, neresi gurbet diye düşünürken, faili meçhul zamanlar yaşıyoruz çoğumuz. Ömür sermayemiz buz misali eriyip gidiyor. Sonra bakıyoruz bir anın bile geri gelmesi mümkün değil. Az az ölüyoruz da her gün, başka bir dünyaya diri ameller gönderebiliyor muyuz?

İman görmeden olduğu için anlamlı bir eylem. Gördükten sonra geri dönme isteği de boşluk. Bugünü ıskalarken yarınlar hep dönme arzusu taşıyacak sanırım. Elbette ne yaparsak yapalım bu ayetin gerçekliği ile yüzleşecek sonumuz. Hangi beşer hakkını verebilmiş, kim pişmanlık duymadan sonuna gelebilmiş yolunun. Yine de dua edelim günahı hayat tarzı haline getirmemek olsun savunulacak yönümüz. Çünkü ‘dönmek’ kelimelerin en imkânsızı.

 

 

 

 

 

 

#sila #gurbet #sermaye #dunya
Akif Meriç Akif Meriç editor

YAZARIN SON YAZILARI

SEVGİNİN HÂL DİLİ

SEVGİNİN HÂL DİLİ

Sen, bugün yaşayan Alilerin kardeşi, Ebubekirlerin biricik dostu, Fatımaların babası, Ümmetinin örneği, önderisin.
Ölüm Denemesi

Ölüm Denemesi

Yıllar önce lise çağım deli yaşımda duymuştum adını. ‘Kudüs Şairi ‘diyordu okuduğum yazı onun için. Bu ifade ‘kutsal bir davayla anılmak, Rahman’ın huzuruna et ve kemik olarak değil de bir yüce ruh olarak gitmek’ fikrini uyandırmıştı bende. Dedim ya nasıl yaşanacağını öğretti ve gitti. Öyle.
DENGELER ADINA

DENGELER ADINA

Zor günler geçiriyor dünya. Kolu kanadı kırılıyor. Hâlsiz. Bi yorgun ki sormayın. Dengesi bozuldu, bozduk. Havanın suyun, toprağın aşın, canın cananın, eylemin düşüncenin, aklın yüreğin bozduk dengesini. Bozduğumuz dengelerin şikâyetçisiyiz şimdi. Mahkûmuyuz, yorgunuyuz, kırgınıyız…