Kurbağalı Masalcı Kurbağalı Masalcı Saklıdaki Aşikar

Şıklardan Gittim Örtmenim

Hakkında herhangi bi fikrinin olmadığı bi soruyu şıklardan giderek çözmeye karar vermiş ve 4 şıkkı elemiş olmasına rağmen 5. şıkkın doğru cevap olduğuna emin olamayan bi talebe huzursuzluğunu çözmek için de sağlam bi test çözme tekniği var mıydı sahi örtmenim?

“Karar verdim.” dedi.

“Neye?” diye sordum.

“Mutlu bi insan olmaya.” diye cevap verdi.

Farklı bi diyalogdu aslında durup öylece baktığında. İnsan mutlu bi insan olmaya karar verip sonrasında da bunu başarabilir mi gerçekten? Yani mutlu bi insan olmak karar vermekle elde edilebilecek bi hal mi?

Öyle olmalı değil mi? Öyle olmalı. Yoksa nasıl olur da ortada hiçbir neden yok gibiyken böylesine büyük bi karar alabilirdi ki? Demek ki inanıyordu bunun olabileceğine. İçinde bir yerlerde böylesi bi kararı ona aldıran bi güç taşımaya muvaffak olanlardan olmaya başlamıştı anlaşılan.

Öyle ha deyince olacak bi şey değildi tabi o da biliyor olmalıydı. Ama anlaşılan o ki artık gerçekten yorulmuştu bu dünyanın değmeyecek yüklerini sırtlanmayı tercih eden bi ahmak olmaktan. Allah’ın ona verdiği aklı ve iradeyi kullanmak istiyordu artık.

Nasıl yapılırdı peki bu? Yani insan nasıl mutlu bi insan olabilirdi? Bunu yapabilmek için nereden başlanırdı? Mutlu bi insan olma basamaklarının ilkine giden tren hangi istasyondan kalkardı?

Sorular… Sorular…

İşe yaramayacağını bildiği birçok yol vardı elbette. Bunları bizzat yaşayarak keşfetmişti. Tıpkı çözümüne dair hiçbir fikri olmayan bi soruyu şıklardan giderek çözmek gibi geçmişti hayatının büyük bi kısmı. Peki, hangi şık kalmıştı ortada?

5 şıkkın 4 ünü de elemiş bi bilince sahipti sanki ama yine de kalan o son şıktan emin değilmiş gibi huzursuz hissediyordu kendini.

Hakkında herhangi bi fikrinin olmadığı bi soruyu şıklardan giderek çözmeye karar vermiş ve 4 şıkkı elemiş olmasına rağmen 5. şıkkın doğru cevap olduğuna emin olamayan bi talebe huzursuzluğunu çözmek için de sağlam bi test çözme tekniği var mıydı sahi örtmenim?

Oooo güzel soru? Sırf bu soruyla birtakım çok denemeli belirlemeli ölçmeli sınava maruz kalan tüyü bitmemiş genç insanı galeyana getirip onların orta çaplı bi sanal başkaldırıda bulunmalarını sağlayabilirdi aslında. Ama şu an öyle bi zamanı yoktu. (Tabi bunu ileriki zamanlar için zihnin orta ücralıkta bi köşesine not etmeyi ihmal etmemeliydi.)

Neyse ne diyorduk. Kalan o son şık doğru cevap olmalıydı. Yani bundan emin olunmalıydı ve artık o haddi aşan huzursuzluk bi köşeye bırakılmalıydı. Emindi işte emindi. O önceki 4 şıkkın doğru cevap olmadığından emindi. Kalan o son şıkkın da yanlış cevap olduğunu ortaya koyabilecek hiçbir bulgu da yoktu. O halde o şıkkı işaretlemeliydi artık. Ne istiyordu yani? Sınavdan 98 alıp kaybettiği 2 puanın derdine düşüp ağlayıp bunu memleket meselesi haline getiren o sinir bozucu öğrencigillerin karşısında hissedilen bi histi artık bu. Allah iyiliğini versindi.

Tamam tamam işaretliyordu işte. Evet işaretledi. Mutlu bi insan olmak için gitmesi gereken yol karşısında duruyordu. 

O artık mutlu bi insan olacaktı. Nereden mi biliyordu? Oooo sayın okur bi kafadan kırık da siz misiniz biz gibi lütfen yani? Yukarıda o kadar anlattık ya.

Evet o artık mutlu bi insan olacaktı çünkü mutlu bi insan olmak için ona sorulan soruyu öyle ya da böyle bi şekilde çözmüştü. İlle sorunun doğru cevabını bilmek mi gerekirdi yani? Bazen öyle olur işte. Yanlış cevapları elersin kalan o son şıkkın da yanlış cevap olduğuna dair hiçbir bulgu yoktur ortada. Eee bu kadar işte cevap ortada. Anlamak niye bu kadar zor ki?

Sonra da öğretmenlerin işi de efendim kebapmış da falan da filan da 3 ay tatilleri varmış da. Ha efendim bakın mesela bu sene marttan beri evdeyiz. Onu da saydınız mı? Allah’ın işi işte. Gördünüz mü martta iki haftalığına çıkmıştık okuldan güya ama dönemi kapattık. Ne yapacaksınız var mı itirazınız? Yok tabi olamaz ki. Allah nasıl da aldı evirip çevirdi tüm planları ama minnacık bi mahlukla hem de.

Neyse galeyana geldim iyi mi?

Ne diyorduk? Ha hatırladım. O karar vermişti ve artık lamı cimi yoktu ve mutlu bi insan olacaktı. Zira o sünnetullahı kavramıştı. Hayatın karşısına çıkardığı ve cevabı hakkında hiçbir fikri olmadığı o 5 şıklı soru karşısında yılmamıştı ve sebeplere tevessül etmişti. Şıklardan gitti ve o 4 şıkkı Allah’ın izni ve inayetiyle eledi. Esereklinin tekiydi hala ama kalan o 5. şıkkın da yanlış cevap olacağına dair hiçbir bulgu ile karşılaşmamıştı. Bu yüzden artık emin oldu ve kalan o son şıkkı işaretleyip kitapçığı kapattı.

Ve o artık mutlu bi insandı. Zira bilirdi ki o vaadini tuttuğunda Rabbi vaadini akıl ve gönül taşkınlarına sebep olabilecek kudrette tutandı.

İşte bu yüzden kalan o şık sorunun doğru cevabıydı ve o artık Rabbinin izni ve inayetiyle mutlu bi insandı.

Sonsuz kere şükürler olsundu.

Allahaısmarladıktı.

#soru #mutlubiinsan

YAZARIN SON YAZILARI

Savuşturulmuş Tasalar

Savuşturulmuş Tasalar

Rab ki ne demektir? Terbiye eden demektir. Terbiye et bizi Allah’ım bir Müslüman ki nasıl hissetmesi gerekiyorsa öyle hissedelim. Öyle sevelim, öyle nefret edelim, öyle konuşalım, öyle susalım, öyle koşalım, öyle duralım, öyle bilelim, öyle bilmeyelim…
Kutlu bi sebep

Kutlu bi sebep

Sen ara biz senin yollarına çıkan dikenlerden güller devşireceğiz, kurumuş göllerini okyanuslara çevireceğiz, alıp yıkıntılarından sinelere şifa diller derleyeceğiz ve sineni öylesine genişleteceğiz ki her an şükür üzere olanlardan olman gerekecek. Öylesi muhteşem bi hal yani.
Müşahedeedengiller

Müşahedeedengiller

Merak ediyorum kardeşim. Kafamın içindeki dünya ile dışındaki dünyanın birbirinden bu kadar farklı olmasının nasıllığını merak ediyorum. Ve her insanın kafasının içinde ayrı bi dünya olduğunu düşününce Rabbimizin bunca kombinasyonun her birini nasıl yarattığını ve kontrol ettiğini müşahede etmeye çalışıyorum. Ama olmuyor kardeşim. Olmaz. Rabbimin bana bildirdiklerinden ötesi bana karanlık. Bize düşen bu tarifi imkansız muhteşem hal karşısında razı olmak ve istikamet üzere kalmak.
Ötelerdeki Ses

Ötelerdeki Ses

Yalnız gitmeden son bi not: Ötelerdeki sesin lütfunun sonsuz olduğu bilgisini zihninizin sıkça uğradığınız bi noktasına not ediniz. Ne alaka dersiniz şimdi siz kesin. Bu kız çocuğu bu kafadan kırık halle bunca senedir psikolojik sağlamlığını nasıl koruyor zannediyordunuz. Tabi ki de arkası sağlam da ondan.
Habersiz Monologlar

Habersiz Monologlar

Hak şerleri hayr eyler Zan etme ki ğayr eyler Ârif ânı seyr eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler…
Leyla'yı darlayan kız çocuğu

Leyla'yı darlayan kız çocuğu

Aslına bakarsanız ben sessizlikten vazgeçip kula dert yanmaya tevessül etmem de bu deli kız kafamın etini yedi senelerdir. Darladıkça darladı beni.Üç beş kelam edeceğim ki beni rahat bıraksın.