cinarharita

“AKÇAY DERESİ CİNAYETİ”NİN FAİLLERİ KİM?

Mimari süslemeler ve peyzaj uygulamaları yapan bazı yerlerde farklı renk taşların arasından hemen fark edersiniz Akçay deresinin kumtaşı rengindeki taşlarını

Gidin bakın Akçay deresi orada, derenin dilinden anlayanlar yavrularını kaybeden bir ananın ağladığı sesi Akçay deresinin sesini dinlerken duyacaklardır.
Yayın: Güncelleme:

Herkes gibi ben de çocukluğumdan bilirim Akçay Deresi’ni, o berrak sularında az mı oynadık çocukluk arkadaşlarımızla. O zamanlar yaşı bizden büyük olan ağabeylerimiz ve daha da büyükleri Akçay Deresi’nin önünü kaya parçalarıyla kapatarak küçük göletler oluştururlardı. Bizler için yüzme aktiviteleri ve kaya balıklarını oltayla tutma eğlencesi geliştirirlerdi.



 



 



Akçay deresi Samanlı dağlarının dik ve sarp yamaçlarından, henüz keşfedemediğim yerlerinden doğup çınar, köknar ve çamların arasından süzülerek, Fevziye, Akçay ve Adliye köylerini de geçerek tahminen 10-15 Km yol kat ederek en son Sakarya Nehri’yle buluşur.



 



 



Sapanca’dan Adliye köyüne akraba ziyaretine her gidişimizde akrabalardan önce Akçay deresini görmeye koşardık.



 



 



Hayatımdaki ilk ve son balığı bu derede tutmuştum, sonra güya, onu leğene doldurduğum su içersinde yaşatacaktım.!



 



 



Yine bir gün henüz yüzme bilmediğim dönemlerde canımı verecektim bu sularda.



 



 



Şimdi geçmişe dönüp baktığım zaman balık tutmaya çalışmaktan, kayalar arasında yılan avlamaya kadar birçok anısı hala bugün gibi hafızalarımda.



 



 



Gel zaman git zaman devir değişmeye başladı, artık hepimize ait olan ortak değerlerimiz bireysel ihtiraslara kurban gitmeye başlamıştı. Ee, nede olsa toplum daha çok kazanma hırsıyla dolduruşa getirilmişti. Tüketim toplumu oluşturmanın ilk adımı buydu ne de olsa. Kapitalizm, Liberalizm derken insanların ilgisizliğine de idari yönetimlerin koltuklarına yapışmak noktasındaki ısrarları da eklenince diğer doğal güzelliklerin başına gelenler Akçay Deresi’nin de başına gelmekte gecikmedi.



 



 



Önce berrak sular dere kenarına kümelenmeye başlayan mermer fabrikalarının, çalışma ortamında kullandıkları suları dereye boşaltmaya başlamalarıyla dere de berrak rengi mermerimsi bir renk almaya başladı, Akçay deresi akışkan bir mermere dönüştükçe balıklar yok olmaya başladı, artık çocuklar da balık tutamaz, sulara giremez oldu.



 



 



Gerçi ‘’su pislik tutmaz’’ diye de öğretilmişti ama …



 



 



Akçay deresini ölüme götüren birinci darbeyi bölgenin çevre felaketi olarak nitelenebilecek mermer fabrikaları vurmuştu. Ne arıtma tesisi kurulmuştu, ne de dereyi koruma hassasiyeti yaşatılıyordu



 



 



Akçay deresine ikinci darbeyi ise derenin başından sonuna kadar uzanan kendine has kurşuni-kumtaşı renginde taşları evlerinin duvarlarını süslemek için kullanmak isteyenlere kamyon kamyon satanlar vurdu.



 



 



Mimari süslemeler ve peyzaj uygulamaları yapan bazı yerlerde farklı renk taşların arasından hemen fark edersiniz Akçay deresinin kumtaşı rengindeki taşlarını



 



 



Gidin bakın Akçay deresi orada, derenin dilinden anlayanlar yavrularını kaybeden bir ananın ağladığı sesi Akçay deresinin sesini dinlerken duyacaklardır.



 



 



Yerel yönetimin(muhtar, kaymakam, belediye başkanı, vali) her gün biraz daha çürütülen Akçay deresinin yok oluşuna karşı vurdum duymazlığı devam ettiği müddetçe Akçay deresinin son taşı da 3-5 kuruşa satılacaktır.



İşgal ettikleri makamlarda bulunanlar gelecek nesillerin beddualarını almak istemiyorlarsa Akçay deresinin son taşı da çalınmadan harekete geçmek zorundadırlar.

#

Yorumunuzu Ekleyin

Adı-Soyad
E-Posta
Yorum
İşlemin Sonucu
  • Yorumlar T.C. Yasalarına aykırı olamaz.
  • Hakaret içeren yorumlar, yayınlanmasa bile yasal mercilere iletilebilir
  • KVKK Kapsamında, bilgileriniz, yasal merciler hariç kimseyle paylaşılmaz.
  • Formda doldurduğunuz bilgiler ve IP adresiniz sisteme kaydedilir.
  • Yorumunuz onaylanıp yayınlandığında, sadece yorum, isim ve yorum tarih saati gösterilir.
Yorum Ekle

Yorumlar

İbrahim AÇILAN
14.06.2008 / 21:31:00
Keşke bu sıkıntılar Akçay Deresiyle kısıtlı olabilseydi. 20 yıl önce Geyve''''''''''''''''''''''''''''''''ye geldiğimde sazan, kızılkanat, turna gibi temiz su balıklarını avladığımız, daha eskilerin suyunu içtikleri " BEYLİK HENDEĞİ " şu anda ne durumda bir bakın. İki yanındaki ağaçlar kuruyor. Safibey Köyü altındaki kaç şeftali ve erik bahçesi Sakarya Nehrine yem oldu kum çıkarılması yüzünden. Bilemiyorum ne zaman ve kimler bir şeyler yapma gereği duyacaklar. Ama korkarım ki mezarlarımıza bile lanet okuyacaklar bizim.
gulsüm peker
29.06.2008 / 22:27:00
sayın yazarın görüş ve hassasiyetlerini paylaşıyorum. çevre felaketi deyince sadece buzulların hızla erimesi anlaşılmamalı. küresel ısınma ve çevre felaketini izlemek için tv karşısına geçmeye gerek yok. içinde doğduğumuz topraklar, balık tuttuğumuz göller ve dereler, gezip dolaştığımız dağlar... kısaca biz büyüyoruz ve dünyayı kirletiyoruz. bu doğal bir süreç değil. olsa olsa insanın aç gözlülüğünün, doyumsuzluğunun bir sonucudur. fakat hassasiyetimizi diri tutmanın ve bu kötü gidişata dur demenin yollarını aramak mecburiyetindeyiz. geyve haber ve yazar kemal alpay''''''''''''''''''''''''''''''''ı gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum.

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs