Ötelerdeki Ses

Yalnız gitmeden son bi not: Ötelerdeki sesin lütfunun sonsuz olduğu bilgisini zihninizin sıkça uğradığınız bi noktasına not ediniz. Ne alaka dersiniz şimdi siz kesin. Bu kız çocuğu bu kafadan kırık halle bunca senedir psikolojik sağlamlığını nasıl koruyor zannediyordunuz. Tabi ki de arkası sağlam da ondan.
Kurbağalı Masalcı Kurbağalı Masalcı

Fark ediyordu zulmediyordu. Fark ediyordu kendine zulmediyordu. Nedendir bilmiyordu ama içindeki o ses kafasını allak bullak ediyordu. Bir yerden alıp bir yere bırakabildiği portatif bir iç alemi vardı sanki. Tak çıkar tak çıkar yalama yapmıştı artık. Ve evet fark ediyordu kendine zulmediyordu.

Derin nefesler alıp vermeye yeltendikçe bu alışverişin kifayetsiz kaldığını fark ediyordu, geride bıraktığını zannettiği kuyulara tekrar düşünce imtihanın sırrını fark ediyordu, kilometrelerce yol aldığına inanarak dönüp arkasına baktığında aslında ne kadar da küçük adımları olduğunu fark ediyordu…

“Bu dünya” diyordu “ içine sığmak için de içime almak için de fazla biçimsiz. Değmez. Tahammül etmekte zorluk çekiyorum buraya. Geçerken uğradığım bir sınav alanından başka bir şey değil.”

Ötelerdeki ses tüm bu hale tanıklık ediyordu ama tanıklık edilen kişi sözünü ettiği birçok farkındalığa rağmen bunu fark edemiyordu. Tüm bunları bırakıp fark edildiğini mi fark etmesi gerekiyordu acaba? Çare bu muydu? 

Bilmiyordu. Ne kadar da cahildi. Bildiğini zannettiği o yükler altında ezilmeye devam ediyordu. Oysa onun kanatları vardı uçabilsin diye ama neden hala o yüklerden sıyrılıp uçamıyordu? Kurtulması gerekiyordu bu yüklerden. Ama nasıl? Bu soru öylece havada asılı kalırken dönüp dolaşıp aynı şeyleri tekrar ediyordu: İnsan kendi içindeki kuyulara düşebilen bir varlıktır.

Ötelerdeki ses artık bu halden razı değildi. “Senin bu halin hal değil. Bu neyin serzenişidir bunca vakittir. Hangi kuyudan çekip almadık seni. Sen ısrarla kuyu aradın düşmeye de yine de karanlığa yaren etmeye razı olmadı gönlümüz seni. Dur bi durduğun yerde. Her şey her zamanki gibi hayra çıkacak. Hepsi hayal ettiğinden çok daha güzel olacak. Azıcık kıymet bil ve itimat et. Ne zaman yarı yolda bıraktık ki seni? Lazım bunlar hep. Bizden daha mı iyi bileceksin?” demekten kendini alamıyordu.

Gel de isim takma bu hale şimdi “dertsizliğine yanıp çareler arayangillerden bir fasıl” dedik gitti bu hale. Ooooo var bu kafalardan oldukça haa. Az nankörlük yapmıyorlar Ötelerdeki sese.

Komik ve trajik…

Trajikomik…

Gülsem mi ağlasam mı?

Ağlasam mı gülsem mi?

Olmadı amuda kalkıp ardından bi parende mi atsam?

Parende attıktan sonra amuda da kalkabilirim tabi.

Bunların hepsi bi seçenek nihayetinde.

Hayat da böyle değil mi birçok açıdan zaten. Olanlar oluyor olmayanlar olmuyor sen ise ona baktığın açıdan ibaret bi ömür sürüyorsun. Misal her gün bi sürü çocuğun ayakkabıları su çekiyor hala yağmurlu havalarda. Bazı çocuklar suların ortasından geçmemek için çaba sarf ederken bazıları daha da ortasına atlayıp mağdur edebiyatının dibine vuruyorlar.

Ama bence asıl mesele ayakkabısı bir kere dahi olsun su çekmemiş çocukların dramı. Güçlü olabilmek için kendi bahanelerini üretmek zorunda olmak da ayrıca zor zira. Ayakkabılarının su çekiyor olabilmesi hayaller kurabilmek ve güçlü olmaya çabalamak için yeterince anlamlı bi neden bence.

Hadiii…

Döndü mü şimdi mevzu “ayakkabısı hiç su çekmemiş çocukların dramı” adlı kafadan kırık bi mevzuya…

Diyorum işte size vermeyin bu kız çocuğunun eline kalemi. Mevzu mevzuyu açıyor. Mor çiçekleri anlatırken başladığı konuşmasını zeytinyağlı yaprak sarması tarifi vererekten kapatabiliyor.

Ayyy zeytinyağlı yaprak sarması -en sevdiği yemektir de- dedik ve topuğumuza sıktık sanırım.Şimdi konuyu zeytinyağlı yaprak sarmadan alıp sabaha kadar konudan konuya atlar. Kendinizi bi otobüs durağında gelmeyecek bi otobüsü beklerken bulmanın verdiği hissi düşünmeye başlamış bulmak istemiyorsanız kaçın kendinizi kurtarın. Biz onu oyalarız. Alışığız nasılsa.

Yalnız gitmeden son bi not: Ötelerdeki sesin lütfunun sonsuz olduğu bilgisini zihninizin sıkça uğradığınız bi noktasına not ediniz. Ne alaka dersiniz şimdi siz kesin. Bu kız çocuğu bu kafadan kırık halle bunca senedir psikolojik sağlamlığını nasıl koruyor zannediyordunuz. Tabi ki de arkası sağlam da ondan.

Hadi canım kaçsanıza. Hala burada mısınız? Sizinki de iyi cesaret haa…

Hadiii…

#dram #ses #oteler #psikolojiksaglamlik

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs