Ateşten Korunan Aile!

“Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.” (66/TAHRİM 6)

 





Acaba bu ayet tüylerimizi diken diken yapıyor mu?, Yüreklerimizde endişenin, sıkıntının oluşmasına sebep olabiliyor mu?, Beni yaratan, yoktan var eden Rabbimin bu dehşet ikazından, mesajından dolayı neler yapmam lazım diyebiliyor muyuz?



Hadi kendimizi ateşten korumaya çalışıyoruz diyelim, ehlimizi, ailemizi ateşten korumak nasıl olacak?



Belki bazılarımızın ilk defa tanık olduğu, bu ayeti kerime bir müslümanın, ailesinden mesul olduğunu, onların Mümin, muvahhid fertler olarak yaşamalarına gayret sarfetmek zorunda olduğunu bizlere aktarıyor. Hatta emrediyor. KORUYUN !



Kalabalık bir ortamda cüzdanınızı koruduğunuz dan aha fazla, işyerinizi, dükkanınızı sigortalayarak, kapısına bekçi koyarak koruduğunuzdan daha fazla, o güzelim gıpgıcır aracınızın çizilmemesi için gösterdiğiniz özenden daha fazla, kasko gibi yöntemlerle çalınma ve kazalara karşı koruma arzunuzdan daha fazla....



Evet çok çok daha fazla ailenizi koruyun. Çünkü bu dünyevi unsurlar, telafi edilebilir. Ama Yakıtı insanlar olan bir ateşle karşılaştıktan sonra telafisi yoktur. Geriye dönüşü yoktur. Ahlamak, keşkeler yoktur. Mazeret yoktur. Hepsi Allah katında artık geçersizdir.



Peki aile fertleri birbirlerini ateşten nasıl koruyacak?



Temel yaratılış amacımız olan Allah’a karşı kulluk görevlerimizin gerçekleşmesi ve gerçekleştirilmesi ile bu işe başlanacak, evler en büyük zulüm olan şirk pisliğinden arınacak, erkek ve kadın tüm aile fertleri La ilahe illallah Muhammedur rasulullah diyerek girdiğimiz iman kapısını muhafaza edeceklerdir.



 O kapıdan ihtiraslar, nefisler asla girmeyecek, Allahın emirlerinin önüne geçemeyecektir. Bu kapıya sağlam imanlarını, güçlü iradelerini nöbetçi kılacaklardır.



Sadece Allahdan yardım istenecek, sadece ona kulluk edilecek, bence böyle olur, bence şöyle olur gibi nefsani düşüncenin önüne geçilerek “Allah ne olmasını istiyorsa öyle olur, O ne istiyorsa öyle olacak” anlayışı bu evlerde hakim olacaktır.



Yani o evde sadece Allah’ın sözü geçer.



Kur’an ve seccade ortaya atılmaz. Çünkü Kur’an zaten sürekli başucu kitabıdır. Sürekli okudukları bir kitaptır. Beş vakit namazın ikame edildiği bir evdir, Allahın zikredildiği, ilim çalışmalarının yapıldığı bir ortamdır zaten o ortam...



Yeryüzünü ifsad eden müstekbirlere sevgi ve merhamet gösterilmez o evlerde. Onlara meyledilmez. Mescidi Aksayı yıkma planları yapan, bebek kadın demeden katleden yahudi katillerle, Irak ve Afganistan’ı işgal eden pazaryeri ve hastanelerin üzerine bombalar yağdıran, Abd ve müttefiklerinin temsilcileri ile, gülücüklü fotağraflar çektiren, ayaklarına gidenleri dost kabul etmez. Dostunu düşmanını çok iyi bir şekilde tanıyan bir ailedir Bu ateşten korunan aile.



Gözlerini haramdan koruyan, çekici gelen dünya ziynetlerini önemsemeyen bir ilişkidir bu evlerde ki aile ilişkisi.



Bilindiği gibi iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, biz mü’minlerin ertelenemez bir görevidir. Bu görevi yerine getirirken yıllarca uğraşıp, hiçbir fedakarlıktan kaçmadığımız zamanlar olmuştur. Ne için,bir kişinin imanına vesile olmak. Şuur kazanmasına sebep olmak.



Tüm bu çabalarla beraber, evlerimizde bir fidan gibi bekleyen, ne verirsek onu alabilecek konumunda olan evlatlarımızı, kutsal hedeflere yönlendirerek, örnek bir muvahhid ve mücahid olarak insanların arasına gönderebilmemiz daha zahmetsiz görünmektedir. İşte bu yönlendirmeyi sağlayabilecek olan, Vahyin terbiye ettiği, ideal Kur’an ailesidir.



Böyle bir aileyi oluşturabilmek, fertlerin üçer dörder katlı evlerde oturmalarından, iyi arabalara binmelerinden, birinci sınıf kolejlere evlatlarını gönderebilme arzularından, daha hayırlıdır.



Böyle bir aileyi oluşturabilmek, içerisine güneş doğan günden daha hayırlıdır.



Vahyin terbiye ettiği bir aile, hedeflediğimiz, dert edindiğimiz, Tevhidin ve adaletin hakim olduğu bir toplumsal dönüşümün gerçekleştirilebilmesi için zaruridir. Böyle bir dönüşümün dert edinilmesi ise her bir Mü’min yürek için kaçınılmaz olmalıdır.

#

YAZARIN SON YAZILARI

ANT DAYATMASI MUTLAKA TARTIŞILMALIDIR!

ANT DAYATMASI MUTLAKA TARTIŞILMALIDIR!

İlkel kabile ayinlerini andıran tarzda çocuklarımıza her sabah ırkçı kalıpların tekrar ettirilmesi formunda gerçekleştirilen ant olayı açıkça eğitimde otoriter-faşizan bir dayatmadır.
Peygamberimiz Anı Değil Hayattır..

Peygamberimiz Anı Değil Hayattır..

Peygamberimiz bir Müslüman için “anı” olabilir mi?

Anılar “geçmişte kalanı”, “geçip gitmiş olanı” temsil ederler.
Peygamberimiz bir Müslüman için “anılarda kalan”, “geçip gitmiş olan”,
dolayısıyla “anılan” mıdır?
Kur'an'a Saygı..!

Kur'an'a Saygı..!

Kur’an’a saygı gösteriyoruz değil mi ?
Bu da soru mu, tabii ki gösteriyoruz.
Nasıl ? Süslü kılıflar içinde evimizin en güzel bir bölümünde yüksekçe bir yere asıyoruz.
Kışla Tipi Eğitime Hayır!

Kışla Tipi Eğitime Hayır!

Türkiye'de çocuk, genç, yetişkin bütün insanlar hemen her düzeyde resmi ideoloji dayatmasına muhatap olmaktadır. İnsanların kimlikleri, inançları, düşünceleri sistematik ve kurumsal bir işleyişle tahakküm altına alınmaktadır.
Kur'an Kursları ve

Kur'an Kursları ve "Kur'an Öğrenimi"



Yaz Kuran kursları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Firavun Yaşıyor..!

Firavun Yaşıyor..!

Kur’an’ı okuduğumuzda eğer âyetleri bir yerlere yerleştiremiyorsak , bahsedilen konu ve şahıslara bugünkü karşılıkları bulamıyorsak , geçmişte kalan bazı olaylar gibi görüyorsak bu okuma tam olarak amacına ulaşmamış demektir

GENEL BİLGİLER

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve Otobüs Saatleri

Geyve - Adapazarı, Adapazrı Geyve Otobüs sefer tarifesi. Geyve otobüsü kaçta kalkıyor? Adapazarından son Geyve Otobüsü, Sefer tarifesi, geyve koop otobüs